Hayal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2011 Cuma

Yine Cümleler

 

Yine cümleler var aklıma takılan. Başları belli ama sonları çok flu. Belirsiz.Hem zaten her cümlenin bitmesine de gerek yok. Uzun zamandır olmadığım bir kafadayım. Uykulu gözlerim ve karnımdaki beni nefessiz bırakan sancılar bunun sorumlusu.


Lenslerimi çıkartmıyorum bir kaç gündür. Beynimle bütünleşmelerini ve düşüncelerimi netleştirmelerini bekliyorum çaresizce. Nasıl görüşümü düzeltiyorlarsa..


Ve evet ben gözbebeğime dokunabiliyorum. Ve bazen hissedebiliyorum çevremdeki insanların daha seslendirmedikleri düşünceleri. Ama bunun sadece ben farkındayım. Bu yüzden bu kadar şaşırıyorlar, ben onların düşünceleriyle sesli konuşunca. Olsun. Şaşkın bakışlara, gülümseyerek bazen kahkaha atarak karşılık veriyorum. Odadaki ağırlık dağılıyor böylece.


Bazen o kadar ağrıyorki karnım, bir gün çocuk doğurmam gerekirse ne yaparım bilmiyorum. Nefessiz kalabiliyorum. Konuşamayabiliyorum. Sadece başım okşansın isteyebiliyorum.


Kendimizi herkesten koruyamaya başladığımızda, daha kolay oluyor birine dokunmak. Duvarların arkasına saklanmış dokunuşları hissetmiyoruz zaten pek. Sadece alışageldiğimiz hareketlerin tekrarı oluyor bunlar. Daha fazlasını istiyorsan, sıkıntı. Ve ben daha fazlasını istiyorum. İstediklerime kavuşmuş olmamın dayanılmaz hafifliğinden, rahatça ifade edebiliyorum bunları. Ulaştım çünkü bulutlara ben. Fakat lenslerimi çıkartınca, pek göremiyorum aşağıda neler olup bittiğini. Pek umrumda değil, çünkü yanlız değilim olduğum yerde.


Neyse şimdilik ben gidiorum. Cenin pozisyonum beni bekler.


 

8 Nisan 2011 Cuma

Çok güzelsin

Siyah üstüne serpilmiş simler gibi. Yıldızlar. Fon ne kadar karanlıksa, o kadar parlak. Ümitsizliğe kapılma, çok güzelsin bu mutsuzluğun içinde. Ne kadar sisliyse yollar, o kadar iyi biliyorsun, hangi yönden gitmemen gerektiğini.Ve yıldızlar.Simli simli başucunda.

Saçların kadar ıslak gözlerin.Düzeltemiyorsun yanlışları. Yanıyor yazdığın kağıtlar. Kalpler eriyor. Uçuyor üstündeki parfüm. Makyaj akıyor. Kumlar doluyor ceplerine. Ne kadar temizlersen temizle, bir kaç tanesi sıkışıyor dikişlerine pantalonun. Ağlıyorsun. Ağlama.

Sigaranın dumanını, çiçeklere üflüyorsun. Sen ölüyorsun, onlar yaşasın diye. Çiçeklerin nefeslerinde yaşamak istiyorsun. Pek emin değilsin o dumanda yüzde kaç karbondioksit olduğundan. Yıldızlar uzak. Kim gelirki seninle o kadar uzağa? Yinede hayallerinde bir yıldız kadar parlaksın.

Kendine bile anlamsız konuşuyorsun. Kimseye kızmıyorsun. Senin hayalgücüne ulaşamıyor kimse. Sen bile yetişemiyorsun. Bir sürü yabancı insan var zihninde.  Hiç birini tanımıyorsun. Anlamaya çalışmıyorsun.

Ümitsizliğe kapılma, çok güzelsin mutsuzluğunla ve öylesine simli..

26 Mart 2011 Cumartesi

Bir Hayal kurdum demin


Çimlerde oturup bira içmek istiyorum şuanda. Hava şimdikinden biraz daha sıcak olsun ve üstümde tshirtle üşümemek istiyorum. Biraz ileride bir ateş yakmış olalım sırf eğlencesine. Ve tabiki bir sigara olsun elimde bol oksijenli havaya inat. Arkadaşlarım çevremde olsun ve biz eskisi gibi şen şakrak saçmalayalım. Eskisi gibi hiç bir derdimiz olmasın. Hava kararmasın hiç. Hep alacakaranlık olarak kalsın. Belki uzaktan bir derenin çağlayan fısıltısı gelsin.


Güzel bir havada çimlerde oturup bira içmek istiyorum. Ne tam sarhoş olarak ne tam ayık kalarak. Gülüşmek, saçmalamak, uzaktan uzaktan sevgilimle gizli gizli bakışmak istiyorum. Ergen hayalleri kurmak istiyorum bir yandan yıldızlara bakıp. Kim bilir belki el ele tutuşup yürüyüşe bile çıkabiliriz. Ya da insanları gözleyebiliriz beraber. Mimikleriyle eğlenebiliriz. Sonra onlarda bizimle dalga geçebilirler üstelik. Ve gülüşmeler gülüşmeler.


Çok mutlu olabiliriz çimlerde bira içerek. Gizli gizli bakışarak tanışabiliriz tekrardan. Gizli gizli keşfedebiliriz birbirimizi. Sen şakrak muhabbet ederken dostlarla, 'Sen-Ben' yerine 'Biz' olabiliriz belki bu sefer.

6 Mart 2011 Pazar

Mor ışıklar

Mor ışıklar altında dansetmek istiyorum. Evet ışıklar mor olmalı ve kimse bana bakmamalı. Mor parlak bir saç tokası olmalı kafamda ve ben dansederken onu çıkartıp bileğime geçirmeliyim. Saçlarım, ellerinin arasından kayıp gitmeli. Kimse görmemeli bizi. Sadece ikimiz olmalıyız tam ortasında sahnenin. Yine de görünmez olmalıyız. Gözlerimin kapalı olduğunu söylemiş miydim? Yine de tökezleyecek olsam, yere çarpmayacağım çünkü O tutacak beni. Sigara içmek yasak olmamalı ve biz bir sigarayı paylaşmalıyız. Ortak dumanımız karışmalı mor ışıklara.  Dumanımız bile mor olmalı. Depresif bir renk olarak anılmamalı mor. Bir yudum almalıyım içkimden, sarhoş olmayacağımı bilerek. Parlak ışıklar acıtmamalı gözlerimi. Ve insanların fısıltılarını duymamalıyız. Serbest bırakmalıyım bedenimi ve O sarmalı beni belimden. Belki bir öpücük kondurmalı yanağıma. Gülümsemeliyim. Bir an için unutmalıyım ismimi, bana O hatırlatmalı.

Üstümde bir etek olmalı ve ben masum gözükmeliyim. Belki bir t-shirtle tamamlamalıyım o eteği. Fazla süslenmemeliyim, O beni beğensin diye. Bırakmalı sonra o beni, uzaklaşıp beni izlemeli. Gözlerimi araladığımda sadece onun gözleriyle karşılaşmalıyım. Ne kadar uzak olursak olalım, bilmeli insanlar birbirimize ait olduğumuzu. Mor ışıklar altında herkesden daha çok parlamalıyız. Arınmalıyız bütün geçmişimizden, kim gelmiş kim geçmiş düşünmemeliyiz. Birbirimizden öncesi olmamalı hem zaten. Ve ben yorulmalıyım. O benim elimden tutup söndürmeli ışıkları. Sadece benim için. Karanlıkta bana sarılan bir tek O olmalı. Uyku vakti gelmeli ikimiz içinde. Birbirimize sarılıp, uykuya dalmalıyız. Uyandığımızda aynı şekilde bulmalıyız kendimizi. Bir santim uzaklaşmamış olarak.

Ama önce mor ışıklar altında dansetmeliyiz özgürce. Ve kimse görmemeli bizi.